You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.

Glenohumeral Artropaty

Genellİkle 65 yaş üstündekilerde görülür. Patofizyolojisinde eklemde değişik derecede dejenerasyonlar, mevcut osteofit formasyonları ve sıklıkla rotator cuff'da büyük defektler ile humerus başında superior migrasyonla karakterizedir.

Hikayede uzun süredir devam eden omuz ağırısı, güçsüzlük (zayıflık) vardır. Fizik muayenesinde sıklıkla ağrı boyuna ve omuzun posterioruna vurur. Tedavi NSAİ, sıklıkla kortikosteroid enjeksiyonu yapılır. Bizim için önemli olan hareket açıklığı alanını tam olarak kazanmasıdır. Sıklıkla golfçülerde, tenisçilerde ve yüzücülerde görülür. Uzun süre bu sporları yaptıkları için rom tam anlamıyla bu tedavi ile sağlanamazsa esas tedavi olarak cerrahi tedaviye geçilir.

ROTATOR CUFF YIRTIĞI
Rotatorların tendon kılıfının seyrek olarak travmatik veya genelde dejeneratif nedenlerle kısmi veya tam yırtığıdır. Erkek/kadın oran=10/1 dir. Genelde 50 yaş üstündedir. Genelde sağ omuzda gözlenir.
Etiyoloji: Önemli travma (açık kol üzerine düşme) veya supraspinatus tendonunun çekme gücünün azalması veya dejenerasyonudur. Genelde önce kısmi rüptür oluşur. Bu zamanla tam rüptüre dönüşür. Travma olayı başlatan faktörüdür.
Klinik: Omuz ağrısı künttür ve iyi lokalize edilemez. Tendon yapışma yerleri ağrılıdır. Supraspinatus tendinitinde tendomun büyük tuberositaya yapışma yerine basmakla ağrı hissedilir. İnfraspinatus veya teres minör tendiniti varsa tüberositoz major üzerine basma ile arkaya ve aţağıya doğru hassasiyet vardır. Klinik olarak 3 grupta inceleyebiliriz.

1. İnkomplet rüptür: Yüklenmeye bağlı kronik omuz ağrıları, gece ağrıları vardır. Tuberositas major üzerinde, eklem aralığı ön bölümünde biceps tendon sulcusunda, korakoid çıkıntı üzerinde basmakla ağrılıdır. Abduksiyonda dirence karşı hassasiyet pozitiftir. Supraspinatus testi (kol 90 derece abduksiyonda itilince hasta kolunu tutamaz) pozitiftir.

2. Taze rüptürler: Şiddetli ağrı, sürtünme sesleri aktif abduksiyon veya dış rotasyon kaybolmuştur.
Pseudoparalizi vardır, hematom görülebilir, 90 derece abduksiyonda iken kol kendiliğinden düşer, humerus başı glenoid çukurda fikse edilemez. Dirence karşı aktif dış rotasyon yapılamaz. İnfraspinatus tendon rüptürü ise, kol iç rotasyon ve pronasyondadır.

3. Dejeneratif Rüptürler: Ağrı, krepitasyon, supra ve infraspinatus kaslarında atrofi, omuz sertliği olabilir. Semptomlar yavaş yavaş ve aktif hareketlerin kaybı ile ortaya çıkar. Genelde gece ağrıları, tuberculum major ve korakoid çıkıntının altında basma ile vardır.

TEŞHİS: Röntgen: M. Deltoideus çekim gücü nedeniyle humerus başı yukarıdadır. Abduksiyonda humerus başı subluksedir. Dejeneratif rüptürler, kistler, osteophytler, skleroz düzensiz eklem aralığı vardır.
Sonografi: Rototor cuff incelir. Bursa subacromialis de yalancı genişleme olur
Artrografi
MR
Artroskopi

TIBBI TEDAVİ
1. İnkomplet Rüptür: Kriyoterapi, elektroterapi, egzersizmodifikasyonu, NSAI, Kortikosteroit enjeksiyonlar
2. Komplet Rüptür: Yukarıdakiler + atel uygulanabilir.
CERRAHİ TEDAVİ:
1. Inkomplet Rüptür: Artroskopik
2. Komplet Rüptür: İlk 3 ay içinde ise başarılı olur. (6 hafta sonra gerdirme ve güçlendirme egzersizlerine başlanır.

ADESİVE KAPSÜLİT
İyi anlaşılamamış bu bozukluğa donuk omuz, frozen schulder, duplay hastalığı, omuz periartriti adlarıda verilir. Adesif kapsülit bilinen bir intrensek patoloji olmaksızın omuz ağrısı ve sertliğiyle karakterizedir. Bununla beraber diğer lokal bozukluklarda birlikte olabilir. Travma, koroner arter hastalığı, kronik akciğer hastalığı, pulmaner tüberküloz, apikal akciğer tümörleri, diabetus mallitus servikal, spinal bozukluklar ve en önemlisi kolun uzun süreli immobilizasyonu adesiv kapsülite yol açar. Eklem kapsülü kalınlaşır, gevşek olarak humerus başına yapışır ve normal kapsül kıvrımları daralır. Mikroskobik olarak sinavyol hücre proliferasyonu, fibrozis ve hafif kronik enflematuar hücre infiltrasyonu bulunur. Bir kısım kapsülde histolojik görünüm normaldir.
KLİNİK: Genellikle 40 yaş üstünde görülür. Diffüz omuz ağrısı ve sertliği ile sinsi olarak başlar. Glenohumeral eklemde hafif bir ağrıya karşılık giderek daha belirginleşen hareket kısıtlılığı varsa adesif kapsülitü akla gelmelidir. Hasta, ağrı nedeniyle uyuyamaz. Glenohumeral eklem etrafında yaygın hassasiyet v ardır. Her yöne hareket aktif ve pasif olarak kısıtlıdır. Klinik 3 faza ayrılır.

FAZ 1: Erken ağrılı period son 10 ve 36 haftalar artrografik olarak eklem volümünde azalması subscapular bursada silinme olur. Tedavi erken mobilizasyon olur. Ağrının izin verdiği ölçüde range of motion sağlanmalıdır. NSAİ alınmalıdır. Ekleme steroid ve lokal anstezik enjeksiyonlar yapılmalıdır.

FAZ 2: Omuzun sertliği ile karakterize olan bu dönem genellikle 4 ve 12. Aylarda oluyor. Omuza mobilizasyon, NSAİ, buz, ultrason, tens yapılmalıdır. Tedaviye dirençli olgularda yaklaşık 25-50 cc lik lokal anestezik kortizon ve serum fizyolojik karışımı maksimum basınçla kapsül içine verilmesinin hemen artından tam hareket açıklığı boyunca yapılan pasif ve aktif egzersizlerle iyi sonuçlar alınmaktadır. Özellikle abd ve dış rot. Açıklığı sağlanmalıdır.

FAZ 3: Buna iyileşme fazıda denilebilir. 6 ay ve 2 yıl süresinde hastada gerileme gözlenir. Genellikle hasta iyileşir. Küçük bir grubda donuk omuz kalır.